Hepimiz iş hayatına başlamadan önce veya iş hayatı boyunca “..mutlu olduğun işi yapacaksın kardeşim.. Yoksa sürünür durursun..” falan filan gibisinden çok öğüt duymuşuzdur. Hatta belki kendimiz de bu sözleri başkasına söylemişizdir. Ama gelin görün ki kazın ayağı öyle değil.. Herkes mutlu olduğu bir noktadan iş hayatına başlayamayabiliyor veya kendisini mutlu eden şeyler para etmeyip, para kazanmak için başka iş(ler) yapmak durumunda olabiliyor. Peki ne yapmak lazım, o beylik sözlerdeki gibi mutsuz mutsuz sürünerek mi yaşayacağız? Tabi ki hayır. Hayatın mutluluk kanunu “paylaştıkça”, “mutlu ettikçe” insanların mutlu olmasıdır. Bu kanun iş hayatında da geçerlidir. İş hayatında herkesin yaptığı iş, ya iç müşteri dediğimiz sizden hizmet alan bir kurum çalışanını etkiler, ya da dış müşteri dediğimiz çalıştığınız kurumun hizmet verdiği gerçek müşterileri etkiler.