Merhaba arkadaşlar,
Bugünkü yazımda, iş hayatındaki ilk iş gününü yaşayan, yeni mezun olmuş ya da çalışmaya yeni başlamış arkadaşlarımızın dertleri, düşünceleri, yapması ve yapmaması gerekenler konusunda kısa kısa konulara değineceğim. Sitemizdeki ilk yazılardan biri olması da bu anlamda çok manidar oldu, sürçü lisan edersek şimdiden affola. :)
Evet, yıllarca eğitim öğretim hayatı, yaz okulları, sonra erkekler için askerlik dönemi, belki yüksek lisans, sancılı bir iş arayışı süreci, "biz sizi ararız"lar, "eehm, ararım demiştiniz aramadınız bi'şey mi oldu merak ettim"ler, maaşları beğenmemeler, yol+yemek+ssk'lar, koşturmacalar, ekonomik sıkıntılar, falanlar filanlar...
Ve sonunda bir iş! Hayalini kurduğunuz bir iş değil belki ama bir iş sonuçta. Evet. Sonuçta bir iş.
Ve sonunda bir iş! Hayalini kurduğunuz bir iş değil belki ama bir iş sonuçta. Evet. Sonuçta bir iş.
Üniversiteli çalışan nüfusunun çoğunluğunu barındıran hizmet sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın Maslak'taki plazasında bir iş bulduğunu varsayıyorum. İlk iş günleri için aklına gelen bazı sorular ve karşılaştığın bazı durumlar olacaktır. Mesela;
Eee benim masam nerede?
Unutma ki, ilk iş gününde oturacak bir masa bulabilmek öyle her babayiğidin harcı değildir. Ve yine unutma ki bugün CEO olan hiç kimse yoktur ki ilk iş gününde oturacak bir masa bulmuş ve çalışacak bir bilgisayarı hazır olarak önüne kurulmuş olsun. Cümle diyagonal olarak doğru oldu mu tam bilmiyorum ama takılma, anafikre gel. Zaten diyagonal de değil gramer diyecektim. :) Diyagonal nereden aklıma geldi yahu hayret. Gramer demek istemiştim ama gramer bir türlü aklıma gelmedi yerine diyagonal geldi. İşte bunlar hep çok çalışmaktan.
Unutma ki, masan ya da bilgisayarın henüz hazır değil. O yüzden sabahın köründe kalkıp gittiğin iş yerinde masa ya da bilgisayar bulabileceğini düşünme. (Detay: İlk iş gününde henüz bir servis ayarlamasyonu da yapılmadığı için metro-metrobüs-taksi üçlüsü ile işe gittin ve herkesten önce gittiğin için şu anda hafif loş bir ortamda boş masaların arasında dolaşmaktasın.) O yüzden baştan söyleyelim, hiç heveslenme, henüz masan belli değil.
Ne iş yapacağım?
Kısaca (ilk birkaç gün için) hiçbir şey. Bu durumu hiç yadırgama. Çünkü sen orada işe başlamadan önceki hafta zaten o işler birileri tarafından yapılıyordu. Ve firmayı kurtarmak için işe alınmadıysan -ki alınmadın- sen çalışmıyorsun diye firmanın hisseleri de düşmeyecektir. O yüzden sakin ol. Bir anda "iş verin bana, iş verin, iş iş iş" diye ortalarda debelenmelin alemi yok. Biraz da şöyle düşün, daha "oryante" bile edilmedin, ne işi? :)
Oryantasyon süreci
Firma hakkında bilgilerin verildiği, gerçek hayatta kullanmayacağımız kimya formülleri gibi pek çok iş kuralının anlatıldığı, formlar, taslaklar, şablonlar, tablolar, süreçlerin havalarda uçuştuğu tam bir "tatil"dir oryantasyon süreçleri. Hem maaş alırsın hem iş yapmazsın. Öyle eğitimlere girersin, videolar izlersin, workshop'lar falan belki. Bak burada söyleyeceklerim çok gizli, etrafta kimse yokken oku; dur hatta küçük yazayım bunları; Bu oryantasyon eğitimlerinin sonunda, eğitimdeki konulardan sınav olacağı, en az 70 (yazıyla: yetmiş) alınması gerektiği ve bu puanların müdürlere"khvvhuuuuuuuu" (rüzgar efekti yapmaya çalıştım olmadı :) ) gönderileceği söylenir. Sana bir sır vereyim, müdürler bu puanları çok takmazlar. Tabi gidip 10 falan alma yani böyle dedik diye. Biraz dikkat, biraz çalışmayla halledersin. Çok stres yapma yani. O manada söylüyorum. Yöneticiler kaç puan aldığından çok, ekibe kaç puan kazandırdığınla ilgilenir. Al bu da slogan olsun benden.
Çalışma arkadaşları ile sosyalleşme
Yemekhaneler, çalışanların sosyalleştikleri yegane yerlerdir. İlk günler yemekhane deneyimleri açısından da zorlayıcı olabilir. Çünkü orada kurulu bir düzen vardır, herkesin kaçta yemeğe gideceği, yemekhanede nerede oturacağı, kimlerle takıldığı bellidir. Çıkıntılık yapıp birden bire herkesle sosyalleşmeye çalışma. Eski çalışanlar, aralarına yeni katılanları hemen sahiplenmezler, öyle pat diye "Ooo yemek yiyelim", "Ooo yemekten sonra bi' sıtarbaks yapar mıyız?", "Ooo yemektan sonra yürüyüş mü yapsak?", "Ooo sigara içen var mı?", "Ooo bi' öğle arası da dışarda yiyelim". Hayır hepsi tamam da o baştaki "Ooo""Ooo"lar ne acaba? Daha dur dün 1 bugün 2, "Ooo" "Ooo" n'apıyorsun? :) Heyecan yapma öyle hemen. Sosyallik zamanla artar, zamanla yerleşir. Sosyalleşeceğim derken insanları kendinden sonsuza kadar kaçırabilirsin. Çünkü çalışanlar her ne kadar dost gibi görünse de, emin ol kimse seninle hemen işe başlar başlamaz takılmak istemeyecektir. Onlara biraz zaman ver. Ara ara muhabbetlere gir, 16:00-17:00 çayları falan olur onlara gir, esprilere karşılık ver falan. Yavaş yavaş olur böyle şeyler. Acele edip strese girme. Bu ayrı bir yazı konusu olacağı için orada daha detaylı inceleriz.



Yorumlar
Yorum Gönder
Merhaba, bu yazı hakkında bir şeyler söylemek istersen buraya yazabilirsin...